Kalitenin Kokusu: Parfümün Kaliteli Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

 

Koku deyip geçmemek, uçup gitmesine izin vermemek gerek. Bu doğrultuda da kokunun sadece büyüsüne değil, kaliltesini de odağa almalısınız. Anlatalım...

Koku hafızası? Aklınızda bir fikir uyanmıyorsa burnunuza dokunacak olan bir koku üzerinden de anlatabiliriz. Mesela, anneninizin yaptığı o mis gibi kurabiyeler, ilkokul sıralarında hatalarınızı düzelten kokulu silgiler, güvelere karşı alınmış yegane önlem olan naftalinler... Tanıdık geldi mi? Muhakkak ki bazı kokular belleğinize işlenmiştir ve belli anılarla kendilerine yer edinmiştir. İşte o anıları ve kokuları anımsamımız koku hafızası ile ilişkili  bir durum. Yani, kokunun anılarınızda bir yeri var. 

İşte belli anılara ait olan bu kokular gibi size de ait olan bir koku var. Başkalarının belleğinde iz bırakacağınız en kıymetli nişanenizi seçerken de kaliteden ödün vermemeniz gerek. Biz de bu işin detaylarını, kalite ölçütlerini anlattık.

Önce Esans, Hep Esans

 

Esans... Sizce de çok parizyen bir terim, değil mi? İnsanın kulağında zarif ve karakteristik bir tını bırakan bu kelimenin işlevi de zarafeti oranında büyük... Parfümün kalitesinde en önemli bileşenin esans olduğunu söyleyebiliriz. 

Esans; bitkilerden farklı yollarla elde edilen ya da kimyasal yöntemlerle üretilen kokulu ve uçucu sıvının adıdır. Buna bir bakıma “parfümün özü” de diyebiliriz. Bir parfümün kokusunu sevmenizde, kalıcı olmasında, parfüm notalarının perdeleri... Hepsinin temelde parfümün, daha doğrusu kokunun esansı ile ilgili olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Parfümün ne tür bir koku barındırdığı elbette kalıcı olmasında başka bir etken oluşturuyor. Baharatlı kokuların daha kalıcı, çiçeksi kokuların ise daha uçucu olmasının kokunun nevi ile ilgili olduğunu biliyoruz. Ancak esansın katmış olduğu değer çiçekçi kokuların kendi içindeki kalite farkını da belirliyor. Örneğin; çiçeksi kokuya sahip olan A parfümü ile çiçeksi kokuya sahip olan B parfümünün arasındaki fark esanstan, kalıcılığı ve katmaları ise yine esanstan geçiyor.

Esasnsın Şarkısı, Esansın Notaları

Bu kadar üzerinde durup da bahsettiğimiz şu “nota” ne, peki? Kokunun müziğine şiirsellik mi katıyoruz, yoksa gerçekten de kokuya ait yeni bir terimi mi tanıtıyoruz? Evet, sonuncusu. Koku literatüründe “esans”tan bahsediyorsanız notalar hakkında da mutlaka bir fikriniz olmalı. 

Elinizde bir şişe olduğunu düşünün; şık tasarımı ile dikkatinizi çekti, karakteristik ve minimal çizgileri ile gönlünüze girdi ve içindeki kokuyu denemeniz için sizi ikna etti, diyelim. Kokunun flörtündeki en zevkli aşamadasınız demektir: İlk deneyim. Olfaktif deneyimin bu ilk adımı, kokunun en keskin ve çarpıcı hali “Üst Nota / Top Note” olarak geçer. Bu deneyimi size yaşatan ise küçük moleküllerden oluşan kimyasallar ve doğal maddelerdir. Yüksek uçuculuktaki aromatik materyallerden elde ediliyor. Esasın kalbine giden yolda size ilk referans noktasını sunuyor.

Esansın kalbine giden yol demişken de “Kalp Nota / Heart Note”dan bahsedelim. Bu notada biraz daha ayaklar yere basıyor, koku hemen uçup buharlaşmıyor ve tadını çıkarmanıza izin veriyor, esansın karakteristik kokusu ile tanışmanızı sağlıyor. Genel olarak naturellerin içerdiği maddeler ve onları kuvvetlendiren kimyasallar bu notada yer alıyor. Kalp Nota aynı zamanda esansın %30’unu oluşturuyor.

Yolculuğun sonuna geliyoruz şimdi ama hikaye bitmiyor; Dip Nota / Base Note. Şarkının dediği gibi “Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç!” eşliğinde, kendinizden emin, etrafınızdakilerin koku belleğinde yerinizi almanızın en önemli faktörlerinden birini bu faz oluşturuyor. Dip Nota, esansın kalıcı ve derin olmasını sağlıyor ve uçuculuğu çok olmayan büyük moleküllü kimyasallardan oluşuyor. 

Besteyi biliyorsunuz artık. Kokunun kalitesine etki eden esans ve notalar hakkında bilgi verdik. Biraz da oranlardan bahsedelim istiyoruz; malum, harmoni olmadan kalite olması imkansız. 

Olmalı ama Ne Kadar Olmalı?

Kolonya da bir koku. Araba spreyleri de... Biliyorsunuz, el kremleri içinde de esanslar bulunuyor ve kokulu mumlar da senelerdir her evin vazgeçilmezi olarak bir köşede duruyor. Yani, kokunun her yere sığdığını, her şeyde iz bıraktığını biliyoruz. Tabii, evrimsel olarak da en eski duyumuz olan kokunun yaşamda bunca yer kaplaması abesle iştigal etmiyor. 

Peki, sizin kokunuz için nasıl olmalı? Esansın belli bir oranı yok mu? Tüm parfüm ve türevleri içine göz kararı olarak mı konuluyor? Tabii ki öyle değil. Bu noktada biraz daha rakamsal ifadelerden bahsetmek gerekiyor çünkü kalitenin bir diğer kritik bileşenini de oranlar oluşturuyor.

Parfüm! “Koku” dendiği anda akla gelen ilk kozmetik olduğunu söyleyebiliriz. İçindeki temel yağların bileşim oranı %20-30 bandında olduğu için en kalıcı koku özelliğine sahip bulunuyor. Yani parfüm alırken temel yağların oranına bakabilirsiniz. Eğer bu oran çok düşükse esansın da hakkı verilmeyecektir.

EDP, bir diğer adıyla “Eau de parfum”. Parfüm tercih etmiyor olabilirsiniz ancak bu yine de kokudan vazgeçeceğiniz anlamına gelmiyor. EDP sizin için vazgeçilmezse konsantrasyonun %16 – 18 oranında olup olmadığına seçim yaparken dikkat edebilirsiniz.

EDT, yani “Eau de toilette”. Bazı ruhlar uçar, kaçar, elde tutulmaz. Biraz da onların tercihi EDT. %12 – 15 oranında yer alan konsantrasyonu ile kokunun kalıcılığı parfüme göre çok daha çabuk kayboluyor. Ancak unutmayın ki EDT’nin özelliği de bu zaten; kokunun daha az kalıcı olması, daha sık kullanmak isteyenlere opsiyon tanınması... EDT için %12-15 oranları kalitesizlik nişanesi değil bu yüzden ama kaliteli bir parfüm için? Kabul edilemez.

Biraz eski usul ve biraz da hafif kokular sevenler için tartışmasız tek seçim kolonyalar oluyor. Zahmetlidir de... %6 – 8 oranına sahip olduğu için kalıcılığı çok azdır. Bu esans oranı kolonyanın kalitesiz olduğunu göstermiyor; sadece çok daha sık kullanmanız gerektiğinin altını çiziyor. 

Lafı daha fazla uzatmayalım; artık kaliteli bir parfüm seçmek için gerekeni biliyorsunuz. Bu söylediklerimiz ile uyumlu olan tüm parfümler ve kokularda kalitenin izini göreceksiniz. Dilerseniz biz hemen gösterelim; şöyle buyurun...